YEDİ GÜZEL ADAM 2

YEDİ GÜZEL ADAM 2

YEDİ GÜZEL ADAM 2

Yedi adam biri bir gün

bir aşk bir gün

gereğini belledi

ölüm girse koynuna

Ayırmaz aşkı yanından

Beyaz haberlerim oluşuyor kardeşlerim

Daha ne kadar saklanabilirdik seninle:

Yaylalardan nasıl geçtik

Çobanlara yetişemedik ama uzaktan

zahmetsiz ve hiç kimseye değil gibi konuşan ağızlardan

Ne bilge sözler dinledik

Sığındığımız

Ve içinde saçlarımız göle girmiş ıslanan

O dev O kabul eden O sizin veren mağaralar

Yine açık yine buyur’lu

Çekildi üstümüzden. -Çalıların

Bilen duruşlarıyla karşılaşırdık koşuşurken gizlilere

Güneşi tez gördük dağlarda

Ormanın ay çiçeği gibi uyanan hayvanlarıyla

İlk iş gövdemizin acıktığını anlamak oldu

Gittik kokladık ekmeğimizi tarlalarda

O gün gezdim seni ellerimle

Söyledin: Geniş vuruyor yüreğin

Ülkeyi tez giden ayaklarımla varıyorum

Kanım temizliği seven bir kolla atılıyor durmadan

Yıkanmış güneşte yeni kurumuş çarşaflar gibi

Serin ve ürpertici gövden

Yaklaşmaktasın ve / çok yakınıma taşıdığın / güller

Sana canı gönülden âşık oldum meleğim

Kollarına gümüş bilezikler düşündüm

Dostlar buldukça onlara

Kalın kaşlarını övdüm

Güzeldin

Gövden gerilmiş devinmekteydi

Bir tabloda gibi her bakmaya değişen

Karanlık anlamlardan arınan yüzünle

Hakkı verilmiş

Zehirleri alınmış kazanlarda

Demirle birlikte çeliğe koşmaktaydın

Ve döllenmekteydin mengenelerle kucaklanarak

İşçi eğilir bükülür ve doğrulur

Köylü bükülür doğrulur eğilirken

İnsan iyi maden kuyumcuda

Güzeldin / Gövden

Yeni bir iklim gibi yayılmaktaydı karalara

Ağaçlar, kırdaki hayvanlar kasabadaki insanlarca

İşte davetliydin

Acıktık bıçaklarına kanımızı gütmekteymişin gibi

Gelip acı sözlerin için

Bir çekmece koydun yaralarımıza

Ve ellerin uçuşan yapraklar gibi

Birden

Nasıl yalnız olduğumuzu anladım

Kimseler yoktu ikimizden başka birbirine bakan

Susuyor sessizce

Aşkla ilerliyorum

Milletim bileniyorum

Devirmeye

Devirmeye safrası beynimi üleşen

Elleri karımın üstünde birleşenleri

Bundan böyle yekinmeye hevesli yüreğim

/sanatsever halkımıza duyurulur/

Aklım eski izlerde şimdi

İz demek

Bir geniş

Bir kendine dönük bir en ileriye

Yol demek

Usulca kalkıp gedene: Dur

Ki çevrileceksin

Toydun cesurdun

Gençtin atıldın

Bilmezdin atıldın

Kabuğu oydun oydun

Kabukta kaldın

Sis iner örter mermeri

ağacı binayı

Sis kalkar kalkmaz

Görünür mermer

Ağaç ve dev

Bu kadınlar dev midir

Yatak özlemez gövde midir

Gül açar boyunlarında

Kolkola durup bağırdıklarında

Bomba düşmüş gibi deprenir toprak

Konuştuklarında

-Yar kurbanın olan

dola yaşmağını bileğime

Ki düşmanı güzel vuram

Çekip mavzerler çıkardılar Uyluk etlerinden

Durdular ite çakala karşı yarin kapısında

 

CAHİT ZARİFOĞLU

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın