KADINLARIN DOĞURGANLIĞINI ETKİLEYEN BAŞLICA FAKTÖRLER NELERDİR?

KADINLARIN DOĞURGANLIĞINI ETKİLEYEN BAŞLICA FAKTÖRLER NELERDİR?

Sigara: Yumurtalıkların granüloza hücrelerini (östrojen salgılayan) etkileyerek hipoöstrojenizm’e neden olduğu gibi, yumurtalıkların genetik anomalilere daha yatkın olmasına sebep olabilir. Kısırlığa etkili en önemli ve önlenebilir çevresel faktördür.  Erken menopoz (POF) olguları sigara içenlerde anlamlı olarak fazladır. Ayrıca rahim ağzı kanseri sıklığı da sigara içenlerde anlamlı olarak artmaktadır.Sigara, gebelikte de düşük ağırlıklı bebek, erken doğum, ani bebek ölümü sendromu, plasentanın daha aşağıda yerleşmesi, plasentanın erken ayrılması ve düşüklere sebep olduğu bilinmektedir.

Kilo alma & verme : Doğurganlığı etkileyen diğer faktörlerden biri de kadının kilosudur. Kilo artması veya azalması halinde kadınlarda doğurganlık etkilenebilir. Kilonun 10-15 persentil altına düşmesi durumunda hormonal düzensizlikler ve dolayısıyla yumurtlama bozuklukları ve adet düzensizlikleri doğabilir. Atletler, profesyonel dansçılar ve aşırı ekzersiz yapanlarda olduğu gibi az kalorili, kötü beslenme alışkanlığı olan kadınlar da risk grubu sayılır. Kilo artışı 10-15 persentilden daha fazla olan kadınlarda aşırı yağ dokusundan salgılanan yüksek miktardaki östrojen ve serum insülin düzeyinin artması sonucu yumurtlama problemlerinin geliştiği ve kadın doğurganlık sürecinin etkilendiği bilinmektedir. Aynı şekilde aşırı egzersize bağlı gelişen hipotalamik amenore de doğurganlığı bozmaktadır.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar: Genital organ infeksiyonları (klamidya, mikoplazma, üreaplasma, gonore, tüberküloz gibi) bazen tüplere kadar ilerleyerek tüplerin tıkanmasına ve kısırlığa neden olabilir.

Alkol ve diğer madde bağımlılıkları: Anomalili bebek, düşük, bebek ölümü, gelişme geriliği risklerini arttırarak fertiliteyi dolaylı bir şekilde etkiler.

Yaş: Kadında belki de doğurganlığa en etkili unsur hastanın yaşıdır. 35 yaş sonrası kadın yumurtalarının sayı ve kalitesinin düşmeye başladığı dönem olarak kabul edilir, 40 yaşından sonra ise kadınların çoğunun normal yollarla gebe kalma şansı iyice azalmaktadır. Ayrıca 39 yaş ve üzeri infertil kadınlarda aşılama yapılmamakta direkt olarak IVF önerilmektedir.

Jinekolojik hastalıklar: Myoma Uteri,  Adenomyosis ve Endometriozis gibi olguların %50’de kısırlık yapan bir hastalığın varlığı ve cerrahi tedavileri de iatrojenik olarak da kadın doğurganlığını etkilemektedir.

Kanser tedavileri : Özellikle abdomen ve pelvis içi tümörler, kanserler, kemoterapi ve radyoterapiler kadın doğurganlığını etkilemektedir.

Dahili ve Endokrin Hastalıklar – İlaç kullanımı: Hiper/ hiptiroidizm, Hiperprolaktinemi, sürrenal bez hastalıkları, ve bunlara ilaveten psikiyatri ilaçları (Antipsikotik, antidepresan vs) da kadın doğurganlığını etkilemektedir.

Prof. Dr. İlker GÜNYELİ

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın